Satıcı, sadece vitrindeki mücevherlere hayranlıkla bakan yaşlı bir adamı ve torununu aşağılamıştı… fakat ardından öyle bir şey oldu ki tüm mağaza tam anlamıyla şok içinde donup kaldı 😳😮

Küçük kız cam vitrinin önünde parmak uçlarında duruyor ve zarif bir kolyeden gözlerini alamıyordu. Taşlar lamba ışığında yumuşak bir şekilde parlıyordu, sanki içinde canlı bir şey saklıymış gibiydi. Ellerini cama koydu ve içten bir hayranlıkla fısıldadı:
— Vay be, dede… bu inanılmaz güzel.
Yaşlı adam ona sadece bir nezaketten ibaret olmayan sıcak bir gülümsemeyle baktı. O bakışta anılar, gurur ve kızın henüz anlayamadığı bir şey vardı.
— Evet, torunum… — diye sessizce cevap verdi.
Küçük kız bir an düşündü ve sonra kararlılıkla ekledi:
— Büyüyüp zengin olunca kesinlikle bu kolye için geri döneceğim.
Dede hafifçe gülümsedi ve onun ciddi yüzüne baktı.
— Elbette geri döneceksin — dedi, hayaline karşı çıkmadan.
Tam o sırada satıcı yanlarına geldi. Soğuk bir gülümsemesi ve tamamen duygusuz bir bakışı olan bir kadındı. Onları daha girişte fark etmiş ve burada yerleri olmadığına hemen karar vermişti.
Yanlarına durdu ve sert bir şekilde söyledi:
— Burada durup asla sahip olamayacağınız şeyler hakkında hayal kurmayı bırakın.
Küçük kız irkildi ve hemen dedesinin arkasına saklanıp montuna sıkıca sarıldı. Mağazada sessizlik oldu. Birkaç müşteri döndü ve havaya ağır bir huzursuzluk çöktü.
Yaşlı adam başını eğdi ve sessizce dedi ki:
— Lütfen… o sadece bir çocuk.
Ama kadın sadece soğukça gülümsedi:
— O zaman ona gerçekliği öğretin. Gerçek hayat acımasızdır. Ve fakirler her zaman fakir kalır.
Fakat satıcı, sadece birkaç dakika sonra söylediklerinden dolayı derin bir pişmanlık duyacağını bile tahmin edemiyordu 😲🥲








