Şehir pazarında bu genç adamı neredeyse herkes tanıyordu. Adı Viktor’du ve son birkaç yılda yerel esnaflar için gerçek bir kabusa dönüşmüştü. Uzun boylu, küstah ve yaptıklarının cezasız kalacağına tamamen inanmış biri olarak, düzenli olarak pazara geliyor ve satıcılardan para talep ediyordu. Buna kendi «payı» diyordu, ancak herkes bunun sıradan bir haraç olduğunu biliyordu. 😨🔥⚠️

Satıcıların çoğu onunla tartışmaktan kaçınıyordu. Bazıları sessizce ödeme yapıyor, bazıları ise itiraz etmeye çalışsa da kısa sürede vazgeçiyordu.
O gün pazar her zamanki gibi hareketliydi. Satıcılar arasında Margaret adında yaşlı bir kadın da vardı.
Şehrin dışında tek başına yaşıyordu. Her sabah gün doğmadan kalkıyor, küçük bahçesinde çalışıyor, yetiştirdiği sebzeleri toplayıp pazara getiriyordu. Bu, onun tek gelir kaynağıydı.
Son zamanlarda işler iyi gitmiyordu. Müşteriler azalmış, masraflar ise artmıştı.
O gün neredeyse hiçbir şey satamamıştı.
Margaret tezgâhının başında elindeki birkaç bozuk parayı sayarken tanıdık birini gördü.
Viktor pazarda ilerliyordu.
Her zamanki gibi satıcıların yanına giderek kendi «payını» istiyordu. Kısa süre sonra Margaret’in önünde durdu.
— Hadi büyükanne, ödeme zamanı, dedi alaycı bir şekilde.
Margaret derin bir iç çekti.
— Viktor, bugün neredeyse hiçbir şey satamadım.
— Bu beni ilgilendirmiyor.
— Gerçekten hiç param yok.
— O zaman bir yerden bul.
Kadın çaresizlik içinde ona baktı.
— Ama diğerlerinden zaten para aldın. Kimden isteyeyim?
Viktor kaşlarını çattı.
— Sorunların umurumda değil. Ya şimdi ödersin ya da pişman olursun.
Margaret’in gözleri doldu.
— Sahip olmadığım bir şeyi veremem.
Viktor birkaç saniye sessizce ona baktı.
Sonra öfkeyle bir kasa domatesi alıp yere devirdi.
Olgun domatesler etrafa saçıldı.
— Lütfen yapma! diye bağırdı Margaret.
Ama Viktor çoktan başka bir kasayı almıştı.
Salatalıklar asfaltın üzerine dağıldı.
Sonra bir kasa daha. Ardından bir tane daha.
Birkaç dakika içinde ürünlerin büyük kısmı yerdeydi.
Etraftaki insanlar durup izlemeye başladı. Bazıları telefonuyla kayıt alıyor, bazıları üzgün gözlerle bakıyordu, ancak kimse müdahale etmeye cesaret edemiyordu.
Viktor giderek daha saldırgan hale geldi. Sebzeleri ayaklarıyla ezmeye başladı. Domatesler botlarının altında parçalanıyordu.
Margaret gözyaşları içinde olup biteni izliyordu. Ezilen her kasa, onun için kaybolan bir umut gibiydi.
Bu mahsulü yetiştirmek için harcadığı emeği düşünüyordu ve şimdi her şey gözlerinin önünde yok oluyordu.
— Lütfen dur, diye titreyen bir sesle tekrar etti.
Ama Viktor sadece gülümsedi.
— Bir dahaki sefere hemen ödeme yaparsın.
Yere saçılmış domateslerin üzerine tekrar bastı.
— Bu dersi unutma.
Margaret artık gözyaşlarını tutamıyordu. Sanki Viktor sadece sebzelerini değil, son kalan onurunu da ayaklar altına alıyordu.
Ama tam o anda Viktor’un yaptığına acı bir şekilde pişman olmasına neden olacak bir şey oldu… 😳⚡

Tam o sırada pazarın yakınında bir araba durdu.
Arabadan askeri üniforma giymiş uzun boylu genç bir adam indi.
Bu kişi Margaret’in oğlu Alex’ti.
Son birkaç aydır evinden uzakta görev yapıyordu ve kısa süre önce izin almıştı. Annesine sürpriz yapmak istemiş ve doğruca pazara gelmişti.
Ancak yıkılmış tezgâhı, etrafa saçılmış sebzeleri ve ağlayan annesini görünce yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.
Alex hızla yanlarına yaklaştı.
— Anne, burada ne oldu?
Margaret gözleri yaşlarla dolu bir şekilde ona baktı.
Pazardaki zorba, yaşlı kadın kendisine para vermeyi reddettiği için onun ürünlerini ezmeye ve yok etmeye başlamıştı. Ancak yaptığı bu korkunç davranışın kendisi için nasıl sonuçlanacağını hayal bile edemiyordu.
Margaret hemen cevap veremedi.
Sadece titreyen eliyle Viktor’u işaret etti.
Genç adam dönüp askeri görünce bir anlığına kendinden emin tavrını kaybetti.
— Peki sen de kimsin? diye alaycı bir şekilde sormaya çalıştı.
Alex sakince yok edilen ürünlere baktı.
Sonra annesine.
Ardından tekrar Viktor’a döndü.
— Şimdi seni tüm bunların hesabını vermeye zorlayacak kişi.
Etrafta hemen büyük bir kalabalık toplandı.
İnsanlar Alex’e olanları anlatmaya başladı.
Satıcılar birer birer birbirlerinin anlattıklarını doğruladı.
Viktor’un yıllardır tüm pazarı korku altında tuttuğu ortaya çıktı.
Bu kez çok fazla tanık vardı.
Birisi çoktan polisi aramıştı.
Diğerleri ise telefonlarındaki görüntüleri teslim etti; videolarda Viktor’un tezgâhı ve ürünleri nasıl tahrip ettiği açıkça görülüyordu.
Viktor, ilk kez kolayca kurtulamayacağı bir durumun içinde olduğunu fark etti.
Birkaç dakika sonra polis pazara geldi.
Kalabalık kenara çekildi.

Toplanan kanıtlar fazlasıyla yeterliydi.







