Hizmetçisini aşağılamaya çalışan zengin şeyh gülerek şöyle dedi:
“Bu açık saçık elbiseyi giy, seninle evleneyim. Eğer yapamazsan, hayatının sonuna kadar benim için bedava çalışacaksın.” 😮😳

Ama hizmetçinin yaptığı şey bütün sarayı şoke etti… 😳
Lüks sarayın dev salonunda her şey avizelerin ışığında parlıyordu. İşçiler davet hazırlıklarını bitirmek için acele ediyordu: masaları yerleştiriyor, kumaşları düzeltiyor, mermeri parlatıyorlardı. Her şey kusursuz görünmeliydi.
Safiya burada uzun yıllardır çalışıyordu. Tartışmaz, dikkat çekmez ve işini her zaman özenle yapardı. Diğerleri için o sadece dekorun bir parçasıydı — mobilya ya da perde gibi.
Salonun ortasında üzerinde elbise bulunan bir manken duruyordu. Derin koyu kırmızı renk, kalın kumaş, altın işlemeler. Uzaktan bile pahalı görünüyordu. Böyle bir elbise sadece giyilmez — gösteriş için kullanılır.
Safiya elinde tepsiyle geçerken bir an durdu. Kendini tutamadı ve kumaşa parmak uçlarıyla dikkatlice dokundu. Açgözlülükten değil, basit insani meraktan.
— Ellerini çek. Hemen.
Ses havayı yardı.
Birden döndü. Karşısında sarayın sahibi Rashid duruyordu. Yüzü gergin, bakışları soğuktu.
— Ben… affedersiniz, bozmak istemedim…
— Zaten bozdun, diye sözünü kesti ve bir adım yaklaştı. — Senin dokunuşun bile burada fazlalık.
Arkasındaki birkaç kadın sessizce güldü.
— Bunun ne kadar ettiğini biliyor musun? diye devam etti, herkes duysun diye daha yüksek sesle. — Bu elbisenin fiyatına ev alınır. Ve sen kirli ellerinle ona dokunmaya cüret ediyorsun.
Safiya gözlerini indirdi ve tepsiyi sıkıca tuttu.
Rashid salona baktı, herkesin izlediğini fark etti ve alaycı şekilde gülümsedi. Belli ki ilgiden hoşlanıyordu.
— Güzel. Madem bu kadar ilgilendin, başka türlü yapalım. Bir seçeneğin var.
Salonda sessizlik oldu.
— Birinci seçenek: Elbisenin parasını şimdi ödersin.
Birisi hafifçe güldü.
— İkinci seçenek… onu bu akşam giyer ve misafirlerin karşısına çıkarsın.
Kadınlar artık açıkça gülüyordu.
Yaklaşıp neredeyse fısıldayarak, ama herkesin duyacağı şekilde ekledi:
— Eğer onu giyip çıkmaya cesaret edersen, seninle evlenirim. Eğer etmezsen… maaşını unut. Hayatının sonuna kadar burada bedava çalışacaksın.
Bu bir teklif değildi. Bu bir aşağılamaydı.
Safiya sustu. Elbisenin ona uymadığını biliyordu, bunun bir tuzak olduğunu da biliyordu. Ama reddetmenin ona daha pahalıya mal olacağını da biliyordu.
Sessizce başını salladı.
Ama aynı akşam yaptığı şey bütün sarayı şaşkınlıktan dondurdu… 😳









