💊🤰 Dün bizim eczanemize hamile bir kadın geldi. Kasaya yaklaştı, ancak vitaminlerin ve gerekli ilaçların fiyatını duyunca birden ağlamaya başladı… Parasının yetmediğini söyledi…

1. Bölüm
Dün eczaneye hamile bir kadın geldi.
Yaklaşık otuz yaşlarında görünüyordu.
Uzun süre kutuları inceledi, telefonundaki listeyle karşılaştırdı ve sonunda yanıma geldi.
— Bu vitaminleri ve birkaç ilaç daha almak istiyorum.
Her şeyi hesapladım ve toplam fiyatı söyledim.
Kadın sessiz kaldı.
Sonra listesine tekrar baktı.
— Sadece en gerekli olanları alsam?
— Elbette. Neleri çıkarabileceğimize birlikte bakalım.
Birkaç ürünü listeden çıkardım ve yeni toplamı söyledim.
Kadın cüzdanını çıkardı, parasını saydı ve derin bir nefes aldı.
— Yine de yetmiyor…
Gülümsemeye çalıştı ama birden dudakları titremeye başladı.
Bir saniye sonra kasanın yanında ağlamaya başladı.
— Özür dilerim… Sadece ne yapacağımı bilmiyorum.
Kasanın arkasından çıktım ve onu sakinleştirmeye çalıştım.
— Endişelenmeyin. Listeye bir kez daha bakalım. Belki bazılarını değiştirebiliriz.
Başını salladı.
— Bebeğimin ihtiyacı olan bir şeyden vazgeçmek istemiyorum. Ama maaşıma kadar neredeyse hiç param kalmadı.
Eczanede sessizlik oldu.
Sırada bekleyen birkaç kişi bize bakıyordu.
Tam ona alışverişin bir kısmını daha sonra almasını önermeye hazırlanıyordum ki arkasında sırada bekleyen bir adamın sesini duydum.
— Ona yazılan her şey ne kadar tutuyor?
Arkamı döndüm.
Bana değil, kadına bakıyordu.
— Pardon?
— Tüm alışverişin ne kadar tuttuğunu soruyorum.
Kadın hemen başını salladı.
— Hayır, lütfen. Gerek yok.
Adam sakin bir şekilde cevap verdi:
— Sizden hiçbir şey istemiyorum. Sadece yardım etmek istiyorum.
Kasaya yaklaştı.
Sonra öyle bir cümle söyledi ki kadın yeniden ağlamaya başladı.
Ama bu kez tamamen farklı bir nedenden dolayı.

2. Bölüm
Adam kıza baktı ve şöyle dedi:
— İhtiyacınız olan her şeyi ödeyeceğim. Sadece bugün değil.
Kız şaşkın bir şekilde ona baktı.
— Ama tanımadığım birinden bu kadar para kabul edemem.
— Edebilirsiniz.
Bana döndü:
— Üç aylık ilaçların ne kadar tuttuğunu hesaplayın.
Hesaplamaya başladım.
Kız onu durdurmaya çalıştı.
— Lütfen yapmayın. Zaten bana yardım etmek istiyorsunuz.
Adam başını salladı.
— Bunu yapmak istiyorum.
Tutarı söylediğimde adam banka kartını çıkardı.
Ödeme yapıldıktan sonra kız sessizce duruyor ve poşeti göğsüne bastırıyordu.
Sonra sordu:
— Bunu neden yapıyorsunuz?
Adam birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra:
— Çünkü bir zamanlar benim de bir kızım vardı, dedi.
Eczanede yine sessizlik oldu.
— O da bir çocuk bekliyordu, diye devam etti. — Hamileliğinin altıncı ayındaydı…
Sustu.
— Ama onu kaybettik. Bebeği de.
Kız elleriyle yüzünü kapattı ve ağlamaya başladı.
Adam devam etti:
— O zaman artık hiçbir şeyi değiştiremeyeceğime inanıyordum. Ama yıllar sonra bir şeyi anladım: Başka bir anne adayına yardım etme imkânım varsa, yanından geçip gitmek istemiyorum.
Kız ona yaklaştı.
— Teşekkür ederim.
Adam sadece başını salladı.
— Bana teşekkür etmeyin. Sadece kendinize ve bebeğinize iyi bakın.
Gitmeden önce adam bana telefon numarasını bıraktı.
— Eğer tekrar gelirse ve bir şeye ihtiyacı olursa beni arayın.
Arkasından baktım.
Eczaneden tek başına çıktı.
Kız ise uzun süre kasanın yanında durup ağladı, ama bu kez rahatlamış olduğu için ağlıyordu.
O gün şunu anladım: Bazen tamamen yabancı bir insan sizin için hayatınız boyunca unutmayacağınız bir şey yapabilir.

Ve belki de sevdiğimiz bir insanın hatırası tam olarak böyle yaşamaya devam eder — başkaları için yapılan iyilikler aracılığıyla.






